29 Ocak 1988 tarihi Batı Trakya Türklerinin Mehmet Hilmi önderliğinde 1920'li yıllarda başlattıkları kitlesel bilinçlenme ve hak mücadelesinin zirveye ulaştığı, demokratik bir olgunluk çerçevesinde eyleme dönüştüğü gündür.
Batı Trakya Türklerinin bu topraklarda azınlık olarak bırakıldıkları 1923 sonrasında, malları, ekonomileri, toplumsal yaşantıları, ata yadigarı vakıfları, hüviyetleri, azınlık olarak, insan olarak temel hak ve hürriyetleri peyderpey ellerinden alınmıştır. 1980'li yıllara gelindiğinde ise artık elinden alınmak istenen azınlığın Türk kimliği olmuştur. 29 Ocak 1988'de Batı Trakya Türk Azınlığı kaynağı evrensel ve uluslararası hukuk olan kendi kültürü, dili ve kimliği ile yaşama hakkını savunmak, Yunanistan'ın eşit yurttaşları olarak var olduklarını haykırmak için meşru ve demokratik bir eylem gerçekleştirmiştir. Batı Trakya Türkleri 29 Ocak 1988 günü artık yok sayılmaya, haksızlıklara ve ezilmeye sessiz kalmayacaklarını kollektif bir şekilde demokratik olgunlukla göstermiştir.
Bu meşru ve demokratik eylemin ikinci yılında, 29 Ocak 1990'da ise Batı Trakya Türk Azınlığı büyük bir pogroma maruz kalmıştır. Gümülcine sokaklarında ve Batı Trakya'nın birçok bölgesinde azınlığa karşı şiddet olayları yaşanmış, Türklerin ev ve dükkanları yağmalanmıştır. Batı Trakya'da yıllarca sürdürülen yıldırma ve göç ettirme politikaları şiddetle tamamlanmak istenmiştir.
Bu olaylar neticesinde Yunanistan hükümeti haklarda ve yasalar önünde eşitlik söylemini kabul etmek zorunda kalmıştır. Bu çerçevede bu tarihten itibaren Türk Azınlığın bazı anayasal ve vatandaşlık haklarını kullanmasının önü açılmıştır. Ancak o güne kadar kuşaklar boyu azınlığın maruz bırakıldığı hak ihlallerine yönelik geriye dönük bir düzenleme yapılmamıştır. Batı Trakya Türkleri bugün dahi geçmişte kendilerine karşı keyfi olarak yapılmış haksızlıkların bedelini ödemektedir. Bölgenin ekonomik geri kalmışlığı, Türk gençlerinin zor yaşam şartları nedeniyle göç etmesi bunun en açık ispatıdır.
Türk Azınlığın vatandaşlık hakları kadar doğal hakkı olan azınlık haklarında bugün hala devam eden ihlaller ise devletin azınlığa yaklaşımını göstermektedir. Bugün Batı Trakya'da yaşanan insan ve azınlık hakları ihlalleri, BM, uluslararası hukuk, AB ilkeleri ve müktesebatı ile uyuşmamaktadır.
İskeçe Türk Birliği olarak, 29 Ocakları saygıyla anıyor; insan haklarına, demokratik değerlere ve toplumsal barışa bağlılığımızı bir kez daha vurguluyoruz. Uluslararası insan hakları standartlarına uygun, kapsayıcı ve adil bir gelecek için diyalog, karşılıklı anlayış ve hukukun üstünlüğü temelinde Yunanistan'a Türk Azınlığın sorunlarına çözüm çağrısında bulunuyoruz.





